29 Haziran 2015 Pazartesi

Sessizlik


Evet sevgili okur, aylar sonra çiçek ve çikolatayla çalıyorum kapını. Çikolata mükemmel bir film, çiçek film kadar olmasa da mükemmellikten santim farkıyla yoksun bir kitap. 

Aktörlerin yere bakan yürek yakanı Gong Yoo, bu filmde 'Ah ne kadar da sarılmalık bir adam' dedirtmedi. Evet hakikaten sarılmalık duruyordu ama ben filme kendimi o kadar vermişim ki bunu sonuna gelince anladım. 
Gongiyi bile gölgede bırakan filmden bahsedeyim hemen. 
Do-ga-ni(Sessizlik) kurgulanmış bir senaryoya değil yaşanmış bir olaya dayanıyor. Gerçi filmlerin girişinde gösterilen 'Gerçek bir yaşam öyküsünden alınmıştır' uyarısını ciddiye alıp almamak konusunda daima tereddüt yaşayan biriyim. Gişe gelirlerini artırmak amacıyla böyle bir yalanı ileri sürmeleri yaşadığımız dünyada pek tabii. Eğer yönetmen amcalar böyle bir hata yapıp duygularımla oynadılarsa, selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Ek olarak en çirkin sözlüsünden kınıyorum.

Do-ga-ni'yi izlerken sessizliğin içine balıklama atladım. Hasar da aldım.
İşitme ve konuşma engelli üç çocuğun okudukları okulda yaşadıkları sıkıntılardan bahsediliyor. Sıkıntı derken 'Ayol içimde bir sıkıntı var!' dedirten naneden sıkıntılar değil. 

Do-ga-ni'ye çekim kalitesi ve oyuncu kadrosu yönünden 10 altın yaldızlı plaket armağan ediyorum. İşitme engelliler okulunda öğretmenlik yapan In Ho rolünde dahiyane bir iş çıkaran Gong Yoo'ma da gümüş madalyon veriyorum. Madalyonu boynundan ben geçiriyorum tabii^^
Çocuk oyuncuların profesyonellere şapka çıkarttıracak performansları karşısında ne diyeceğimi bilemiyorum.

Bir film vesilesiyle aylardır kafama takmadığım mevzuları filmin ardından beynime düğümledim. Titredim ve kendime gelme aşamasındayım diyebilirim. İnsanların para kazanabilmek amacıyla sinema perdesine yansıttıkları bir film beni nasıl da titretti hemen... 
Acınacak haldeyim...

Düşündüm de...
İğrenç bir dünyada yaşıyoruz. İğrençsin en yakınındaki de iğrenç ve sana bu yakıştırmayı yapan ben de iğrencim.
Dünyanın yalnızca kendi etrafımızda döndüğünü sanan zavallılarız. Sadece kendi yaşadıklarımızdan haberdarız. Görüş açımız dışında haberdar olduğumuz ne var ki? 

Şu an, yaşadığımız koca dünyada ne gibi sıkıntılar yaşanıyor dersin? 
Ne tür pislikler dönüyor?
Annesini, canından bir parçayı toprağa vermiş bir genç hayatında dökmediği göz yaşını döküyor şuan.
Bir baba yoğun bakımda olan evladını perişan bakışlarla seyrediyor.
Sevimli mi sevimli bir nene hastane odasında hastalığıyla boğuşuyor.
Bir aile trafik kazası geçirdi ve ailenin küçük çocuğu dışında herkes öldü.
Çevresindekiler gibi koşup oynayamayan engelli çocuk neler düşünüyor acaba?
Şuan bir kız çocuğunun tacize uğruyor olma olasılığı ne kadardır sence?
Düşünsene o kızın hayatının en berbat anı: ŞUAN. Ağlıyor. Hıçkırıklarla bağırıyor ama duymuyoruz sevgili okur. Yardım bekliyor...
Şuan bir çocuğun anne ve babasına işkence yapılıyor. 
Şuan bir barda genç bir adam helali olmayan bir kadını seyrediyor. Kadın kendini sergiliyor.
Şuan bir genç hayatının en büyük hatasını yapıyor.
Şuan bir adam karısını aldatacak...

Şuan milyonlarca insan ağlıyor. Sudan sebeplerle göz yaşından olan da var, gerçekten yaşam mücadelesi veren de.
Yaşam mücadelesi.
Sahi yaşam mücadelesi dediğimiz şey ne tür anlamlar barındırıyor kendi içinde?

Christy Brown'ın Sol Ayağım romanını okudum sevgili okur. Buda gerçek bir hikaye. Beyin felci olarak dünyaya gelmiş Christy yaşam mücadelesini birinci ağızdan anlatıyor. Doğumundan itibaren yaşadığı çevreden fazlasıyla farklı ve zor bir yaşam süren Christy yaşam mücadelesi vermiş insanlardan sadece biri.

Şuan ülkesinden kaçmak zorunda olan insanlar yaşam mücadelesi veriyor.
Şuan kendi ülkesinde özgürlükten bihaber olarak yaşayan bir millet yaşam mücadelesi veriyor.
Ve sevgili okur bu iğrenç dünyada bütün bunlara rağmen aklı kendisinden kilometrelerce uzakta olan insanlar helak olacak bir kavmin savunuculuğunu yapıyor.

Bize yalnızca olan biteni sağır ve dilsiz (sessizce) seyretmek kalıyor.


8 yorum:

  1. Evet şuan birileri ağlıyor ve şuan bende onlara ağlıyorum.
    Çok güzel bir yazıydı. Teşekkür ederim!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onlara ağlayabiliyor olman ne güzel, ben kendime ağladığım kadar ağlamadığım için o kadar utanıyorum ki...
      Ben teşekkür ederim güzel yorumun için :)

      Sil
  2. Ne güzel yazmışsın yine..

    Hiç bir şeyden haberimiz yok aslunda ama biz kendi kendimize mutluyuz ya da en olmayacak şeyler için ağlıyoruz.

    Filmi eve gider gitmez izleyeceğim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 'Yine' dedin gülümsettin sağ olasın :D
      İnsanız işte insan olmak zor zanaat. Allah ufacık şeylere ağlayan değil mutlu olan kullarından eylesin inşallah.

      Sil
    2. filmi izledim ve ahh..yorumlarda araştırdım süreç hala devam ediyormuş yorumunu gördüm gerçek bi olay herhalde..

      Sil
    3. Filmin sonunda da yazıyor zaten süreç devam ediyor diye gerçi film 2011 yapımı şuan ne oluyor bilmiyorum. Ben bir de o şehri arattım gugıl amcaya ama yok öyle bir şehir sanırım kötü reklam olmasın diye ismini değiştirmişler.
      *Eminim hala filmin etkisindesin ben daha da çıkamadım*

      Sil
  3. Ne güzel filmmiş o öyle. Listeme aldım gitti. Hatta öncelik verdim o kadar güzel anlattın ki..

    Film konusunda bilim kurguya ne kadar bayılırsam dramı da bir o kadar severim. Aynı durum kitap için de geçerli. Birinci daima gerilim ve bilim kurgu derim benim için ama dramın da bendeki yari bambaşkadır.

    Postunu okurken Uçurtma Avcısı geldi aklıma nedendir bilmem. Okudun mu sen de?

    Ne çok acı var diyor insan okudukça, izledikçe.
    Ve evet tam da şuan birisi Müslüman olduğu için, İslamı yaşamak istediği için acı çekiyor
    Evet tam da şu an bir anne evladını toprağa veriyor,
    Evet tam da şuan bir kızın nefesi acı yüzünden kesiliyor,
    Evet tam da şuan bir genç kızın geleceği karartılıyor
    Ve evet tam da şuan birisi ölüyor.

    Bi haberiz, okumuyoruz, düşünmüyoruz, dua etmiyoruz, şükretmiyoruz..
    Allah affetsin.

    Ve ben konuyu buraya nasıl getirdim en ufak bir fikrim yok :)

    Allah'a emanet ol Kumkumul'um, hatılatıcı cümlelerin için teşekkür ederim. Koocaman gülümsüyorum. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uçurtma Avcısını okudum Şems'im filmini de izledim ve senin kıvrak zekana hayran kaldım. Zekanın gıdığını gıdıklıyorum(sebebini anlarsın sonra). Uçurtma Avcısından nasıl etkilendiysem bu filmden de aynı derecede etkilendim. Neden aklına Uçurtma Avcısı geldiğini filmi izleyince anlayacaksın.

      Amin kocaaaman Amin.
      Allah bizleri daha çok okuyan, düşünen, dua eden ve şükreden kullarından eylesin. Bir filmden veya bir olaydan etkilenip gelip geçici duyarlılıklarımız olmasın inşallah benim şuan olduğum gibi. Gerçekten utanıyorum :(

      Sende Şems'im güzel yorumun için ben teşekkür ederim asıl. Hatırlatabilmişsem ne mutlu bana.
      Bu defa dünyadaki güzel şeyler kadar değilde çirkin şeyler kadar gülümsüyorum bakalım hangisi daha fazla?


      Sil

Sevgili okur,
Yorumunun hazinem olacak.