1 Şubat 2016 Pazartesi

Kardeşim Benim Film Yorumu


Selamün Aleyküm sevgili dostlarım.
Son zamanlarda dillerden düşmeyen ve 15 Ocak günü vizyona girişini yapar yapmaz seyretme fırsatı bulduğum 'Kardeşim Benim' filmine Kırıntısal yorumumu katmaya geldim.
Bu yorumla beraber bir nevi bloğumun tozunu almış olacağım. Tozu, dumanı, örümcek ağı eksik olmayan günler geçirdim. Haliyle bloğum da bu durumdan nasibini aldı. Buraları çok özledim.

-15 Ocak 2016-
Sinema salonuna doğru ilerleyen kız cümbüşünü görünce salon numarama bakmadan o kalabalığın peşine takılmam gerektiğini hissettim. Bir salon dolusu kanı kaynayan genç kızın Ertuğrul filminin seansına girecek hali yoktu. Keşke olsaydı...
Keşke biz gençler, uydurma senaryolara gösterdiğimiz özeni kendi öz hikayelerimize gösterebilmiş olsaydık. Keşke Ertuğrul filmi de en az Kardeşim Benim filmi kadar çok konuşulsaydı. (Ertuğrul filmini izlemedim)

Filme hep kızlar geldi deyip mübalağada aşırıya kaçmak istemem. Beyler de vardı. Ama bu beyler kız arkadaşlarıyla birlikte gelen beylerdi kiiii ben onları kollarına takıp getirenlerin hanımlar olduğu kanaatindeyim.
Çünkü filmin esas karakterlerinden biri Burak Özçivit,
Çünkü filmin esas karakterlerinden bir diğeri Murat Boz,
Çünkü bu ikili serçe parmaklarını dahi oynatmış olsa bir salon dolusu genç kızın yüzüne aynı şapşal tebessümü yerleştirebilecek kapasitede insanlar,
Çünkü Burak Özçivit ve Murat Boz Türkiye'nin en beyaz atlı prensleri...

Genellikle Türk yapımı filmlere ilk bakışımı yüzümü buruşturarak atıyorum ve çirkef ağzımı açıp 'Peh! kim bilir hangi muhteşem filmin uyarlaması?' diyorum. Ama Kardeşim Benim'e karşı, çıkacağı haberini aldığım günden beri sempatiyle yaklaştım. Filmin uyarlama olup olmadığı konusunda da hiç bir fikrim yok. Vikipedi'den edindiğim ufak bilgiye göre 'Kardeşim Benim' adında çok eski bir Türk filmi varmış.

Film, başlığıyla kendisini  fazlasıyla ele verdiği için konusunun  kardeşlik olduğunu söylememe gerek yok sanırım.
Söylemiş bulundum evet :)

Kardeşim Benim ilk bakışta gişelerini yakışıklı oyuncularına borçlu olan klasik, rengarenk, manzarası bol bir film gibi dursa da öyle olmadığını ispatlaması fazla zamanını almıyor ve çekim kalitesi, kültürümüzü yansıtışı gibi daha bir çok konuda alkışı hak ediyor. Hele oyuncu seçiminde Burak Özçivit ve Murat Boz'un uyumu paha biçilemez.
Orta Doğu ve Balkanlar böyle uyum görmedi.

Söyleyeceklerim bu kadar film yorumu yaparken filmin can alıcı noktalarından bahsetmediğimi biliyorsunuz. Spoiler vermeyici bir blogger olduğum için kendimle gurur duyuyorum. Film özeti yazayım derken filmden almamız gereken her mesajı bir paragrafa sığdıran yorumcuları kınıyor ve saygılar sunuyorum.

En kısa zamanda görüşmek dileğiyle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sevgili okur,
Yorumunun hazinem olacak.